
AK Parti yine odak olmakla suçlanıyor. Bu kez laiklikten deÄŸil. CHP lideri Baykal, partiyi yumuÅŸak karnından vurdu.An muhalefet partisi CHP, Åžaban DiÅŸli’nin peÅŸinde. Bırakmaya da niyetli deÄŸil. Ellerindeki belgelere güveniyorlar. Baykal ise Åžaban DiÅŸli’ye sahip çıkan AK Parti yönetimini hedef aldı. AK Parti’yi ‘yolsuzlukların odağı’ olarak gören Baykal’ın eleÅŸtirileri bununla sınırlı deÄŸildi elbette. Yazılı açıklamasında hem DiÅŸli’ye hem de AK Parti yönetimini suçladı.YOLSUZLUK ODAÄžI OLAYINDA AKP VARCHP Genel BaÅŸkanı Deniz Baykal, “rüşvet aldığının belgelerle ortaya konulduÄŸunu” söylediÄŸi AKP Genel BaÅŸkan Yardımcısı Åžaban DiÅŸli’ye sahip çıkan AKP yönetimini eleÅŸtirerek “Rüşvet olayı artık bir Åžaban DiÅŸli olayı deÄŸildir, bir AKP olayıdır. Yolsuzluk olayının odağında artık AKP vardır” dedi. CHP lideri Deniz Baykal, CHP Grup BaÅŸkanvekili Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun ortaya çıkardığı rüşvet olayıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, AKP yönetimini suçladı. CHP lideri Baykal, bundan sonra yapılması gerekenin “Åžaban DiÅŸli’yi kenara çekmek ve ondan uzak durmak deÄŸil, DiÅŸli’nin dokunulmazlığını kaldırarak diÅŸlerine takılan 1 milyon doların hesabını yargıda sormak” olduÄŸunu kaydetti. ‘ARTIK DİŞLİ OLAYI DEĞİL AKP OLAYIDIR’ Baykal, şöyle devam etti: “AKP Genel BaÅŸkan Yardımcısı Åžaban DiÅŸli’nin iÅŸ takipçiliÄŸi yaparak 1 milyon dolar alması, somut ve belgeli bir rüşvet olayıdır. Ancak bu olay artık bir DiÅŸli olayı deÄŸildir. AKP Genel BaÅŸkan Yardımcısı DiÅŸli, Grup BaÅŸkanvekilimiz Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun belgelere dayalı açıklamalarından 6 gün sonra gazetecilerin önüne çıkarken yanına AKP’nin Grup BaÅŸkanvekili Bekir BozdaÄŸ’ı da almıştır ve BozdaÄŸ, büyük bir piÅŸkinlikle, milletin gözüne baka baka, DiÅŸli’nin aldığı belirtilen rüşveti savunmuÅŸtur. İş takipçiliÄŸi karşılığı 1 milyon dolar aldığı kayıtlara geçen DiÅŸli, AKP Genel BaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın genel baÅŸkan yardımcısı, BozdaÄŸ grup baÅŸkanvekilidir. Yani rüşvet olayı artık bir Åžaban DiÅŸli olayı deÄŸildir, bir AKP olayıdır. Yolsuzlukların odağında artık AKP vardır. Çünkü AKP üst yönetimi, kendisini bu belgeli rüşvet olayından ayrıştıramamıştır. Tam tersi, BaÅŸbakan’ın gruptaki yardımcısı BozdaÄŸ, rüşvetçi diye kayıtlara geçen DiÅŸli’nin savunuculuÄŸunu üstlenmiÅŸtir. FotoÄŸraf çok açıktır, çok nettir. Yapılması gereken DiÅŸli’yi bir kenara çekmek, ondan uzak durmak deÄŸildir, yapılması gereken DiÅŸli’nin dokunulmazlığını kaldırmak, bağımsız yargıya göndermek ve Åžaban DiÅŸli’den diÅŸlerine takılan 1 milyon doların hesabını sormaktır. Ancak, AKP her zaman olduÄŸu gibi bu yola gitmeyecek, bu dokunulmazlığı kaldırırsak sıra diÄŸerlerine gelecek diye, belgelere göre rüşvetçi olduÄŸu kayıtlara geçen DiÅŸli’nin dokunulmazlığını kaldırmayacaktır.” Baykal, AKP’nin bu tavrına karşın nasıl ki Anayasa Mahkemesi’nin 11 üyesinden 10’unun “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmuÅŸtur” demesine karşın AKP’nin kapatılmamış olması, o partinin odak olduÄŸu gerçeÄŸini deÄŸiÅŸtirememiÅŸse, DiÅŸli’nin dokunulmazlığının kaldırılıp yargıya teslim edilmemesinin de AKP’nin yolsuzluÄŸun odağı olduÄŸu gerçeÄŸini deÄŸiÅŸtirmeyeceÄŸini sözlerine ekledi.
Yorum Yap